16 Temmuz 2017 Pazar

Laz'ların Komik Olmayan Hikayesi.










































Ne Düşünmüştüm?
"Laz'ların Komik Olmayan Hikayesi."

Şimdi size Laz'ların komik olmayan hikayesinden bahsedeyim.

1986 Cumartesi günü SSCB Çernobil kentinde bir nükleer santral "kaza" sonucu patladı. Şimdi
toplum üzerindeki duygusal travmalarından bahsetmek istemem. Zaten karadenizlilerin de olayın ciddiyetini anlamaları, Kazım Koyuncu'nun sert çıkışından sonra olmuştur. O yüzden Türk toplumu için duyarsızlık suçlaması yapamam. Ama burada devletin tavrı "Ya bir şey olmaz! bak ben içiyom çayı. Aksini söyleyen Kafirdir!" şeklinde olduğu için karadenizliler, annelerini, babalarını, evlatlarını ve hatta Kazım Koyuncu'yu kanserden toprağa vermek zorunda kaldılar.

Neyse, çalışmayı yaparken ne düşünmüştüm?
En üstte olan nükleer bacalar çay bardağı şeklinde. Burada karadenizde radyasyonlu çayın, karadenizli halkların üzerindeki olumsuz etkisini betimlemeye çalıştım.

Yine en üstte ki Sovyet yıldızı; totaliter bir yapının ya da totaliter her yapının çevre bilincinin ne kadar düşük olduğunu belirtiyor.


Gaz maskesinin içinden çıkan yılanlar, zehri ve oluşturdukları ahtapot formu,
radyasyonun yayılmacılığını temsil ediyor.


En altta topunu bırakıp merakla gökyüzüne bakan çocuk da karadeniz halklarını, çocuğun tek başına olmasıda karadenizlilerin yalnızlığını ve çaresizliğini temsil ediyor.

Velhasıl
Bunları düşündüm ve bunları çizdim. Ve bunları çizerken her karadenizli gibi kanser olma ihtimalimin yüksek olduğunu düşündüm. Sonra bu eserin bir ironi olabileceğini düşünerek gülümsedim ve Kazım Koyuncu'nun Ella Ella şarkısını dinleyerek tadını çıkartmaya karar verdim...