Tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2017 Cuma

Dinlerin Kaynağı ve Kadınlar









































Ne Düşünmüştüm? "Bütün dinlerin ve inançların kaynağı olan kadın" Buradaki bir kadın rahmi. Taoizmi sembolize eden bir nilüferle başlıyor. Yılanlar şifayı temsil ediyor. İki yılanın ortasında olan göz bebeğini bilerek vajina formunda çizmek istedim. Yılanların iki tane olması insan türünün iki cinsini imgeliyor. Rahmin içinde bulunan ve hepsinin Orta Doğu coğrafyasından çıktığı bilenen tek tanrılı dinleri de içinde betimledim.
Burada beni motive eden çatışma ve ikilem yaratılışçı felsefe ile doğa bilimleri arasındaki ayrılık. Ben, doğa bilimleri ve bilimsel uygarlık tarihi üzerinden bir okuma yaparak toplumda kadının yeri üzerine bir görü geliştirmeye çalıştım. -“Ya dinlerin bizi yarattığı ya da bizlerin dini” "Öyle görünüyor ki bütün yaratılışımızı ve uygarlığımızı borçlu olduğumuz kadınlara en az ağaçlara davrandığımız kadar acımasız davranıyoruz." Bunun temel sebebi ataerkilliğe olan eğilimimiz. Ve hatta dinler tarihine bakılacak olursa; özellikle tek tanrılı dinlerin, erkek baskıcılığını örtbas etmek için yaratılan “inançlar"la dolu olduğunu görmek mümkün. Asya dinlerinde ise bu daha az. Çünkü çok tanrıcılık aynı zamanda toplum içinde çok seslilik kültürünün de yerleşmesine sebep olmuş. Tabii kadının sömürülmesi -anaerkil ve amazonvari istisna zaman dilimleri haricinde- bilindik dinlerden önce olan bir sömürü geleneğine dayanıyor. Hatta bilindik etik kavramının olmadığı en temel insani duyguların (şefkat, merhamet, aile bağları) bile tam gelişmediği kabile toplumlarında dahi mevcut. Genelde var olan romantik görüşün aksine kabile yaşamında her şey eşitlikçi ve ilkel komünâl bir ahlak bilinciyle ilerlemiyordu. Çoğu toplumda kadın olmak artıklarla yetinmek demekti. Hatta Robert B. Edgerton “Hasta Toplumlar” kitabında kabile toplumlarında kadınlara ağır ve tehlikeli işlerin yaptırıldığını ve avdan geri kalan yemekle ya da ölen akrabalarının cesetleriyle beslenmek zorunda kaldıklarını söylüyor. "Ve hatta, bazı eski kabilelerde kadınlar arasında bu açlık durumu yüzünden yamyamlık gelişmiş ve sırf yemek için çocuk doğurdukları gözlemlenmiş." -Tabi şimdi şunu sorabilirsiniz: -“Madem tek tanrılı dinler kötü çok tanrılılar iyi Avrupa ve Asya halkları arasındaki çok sesliliği ne ile açıklıyorsun?” -Kısaca aydınlanma, maladaptif (artık faydası olmayan) geleneklerin terk edilmesi ve rasyonel yönetim biçimleri ile (Laiklik). - Takdir edersiniz ki rasyonel yönetimler Asyalı toplumlarda sıkça rastlanan bir özellik değil. Durumun bu çelişkisi ve hatta kadınların kendini gönüllü olarak kurban etmesi, biyolojik olarak bakıldığında "tanrı" olması gereken bir insan cinsinin bu ağır sömürülüşü ve bilinçsizliği karşısında beni ciddi bir duygusal hezeyana sürüklüyor. İşte tam olarak bu duygusal ruh hali ve kurgu üzerinden yapmış olduğum bir çalışma Dinlerin Kaynağı ve Kadınlar.